Rus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 yorum

Ezilenler


Yayın ; Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - 704 Sayfa
Yazar : Dostoyevski
Çeviri : Nihal Yalaza Taluy

Dostoyevskinin her türden duygusal birikim ve patlamaları paylaştığı uzun soluklu romanı ezilenler, aslında ailesel ve çevresel etkilerle yaşanan aşk hikayelerini konu edinen bir hikayeyi konu ediniyor. Prensin oğlunun aşık olduğu genç bir kızın çevresinde şekillenen hikayede bir çok olay içiçe geçmiş durumda. Olaylar farklı zaman dilimlerinde birbiriyle ilişkili ve bağlantılı bir şekilde ilerliyor. Prensin kızı olduğu anlaşılan Nelli ile yine prensin oğlu Alyoşa ile aşk yaşayan Nataşanın hikayesi aslında birebir ve benzerdir. Bu iki hikaye aynı anda anlatılır ve konularda küçük kızın hikayesiyle bütünleştirilir. Açıkçası söylemem gerekirse romanda abartı denebilecek şekilde romantizm görülebilir.Bu romantizm ağlamalar sızlamalar şeklinde çok aşırı düzeyde romanda yer kaplıyor. Genellikle pembe dizileri pek izlemeyi sevmeyen biri olarak hikayeyi çok ta severek okumadığımı söyleyebilirim fakat şunu da söyleyebilirim ki kitap oldukça akıcı ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış. Belki de bu yüzden kitabı bitirebilmeyi başarabildim. Çok duygusal ve ağlamayı seven okuyuculara tavsiye edebilirim. Schillerciliği sevenlerin okuyup dramın ne olduğunu bir kez daha görebileceği bir eser. Ayrıca bazı sahneleri oldukça etkileyici bir etkide bırakabiliyor tabi dram ,romantizm ve duygusallık yönünden. Ben kitaptan bir mesaj çıkaramadım. Bir aşk hikayesi şeklinde devam edip kızın sevgilisini Katya isimli başka bir kıza kaptırmasıyla sona eriyor. Bu sırada tabi babasıyla kızın arasında ki problemler anlatılıyor. Babasının kızını reddetmesi ve çektiği acılar oldukça bilindik şeyler. Bu arada Vanya'nın sabrına insan şaşmadan edemiyor ki bazen hakarete bile uğruyor fakat bunu sineye çekebiliyor. Dediğim gibi bu tip pembe aşk romanı okumayı sevip göz yaşı dökerek kendini duygusala bağlamak isteyenlere tavsiye edebilirim.

Yazar Hakkında :

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский, (d: 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı.Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı.Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. En önemli eserleri Suç ve Ceza(1866) ile Karamazov Kardeşlerdir(1879).

0 yorum

Gogol'e Mektup

Yazar : Belinskiy
Yayın : Evrensel Basım Yayın
Çeviri : Mazlum Beyhan

                            "İzin ver de eğilelim
                            Sesizce önünde öğretmenim
                            Çürütmüşken her şeyiyle Rusya'yı 
                            Uyuşukluk, dalkavukluk ve kulluk ruhu 
                            Yeni yollar döşedin ülkene
                            O müthiş zekan ve sonsuz direncinle!"
                            -Nekrasov-


Şair Nekrasov'un yazdığı bu dizelerden Belinskiyin Rusya için dönemin önemli bir şahsiyeti olduğunu kolayca anlayabiliyoruz.Usta eleştirmen Belinskiy'in geçmişin on sekizinci yüzyıl Rusyasına ait edebiyat, sanat, siyaset ve gündelik konulara karşı eleştirilerinden oluşan bu kitap genel manada o dönemin Rusyasının tartışma ortamına ışık tutuyor. Genellikle dergicilik ve edebi konular üzerine yayın evlerine karşı sert eleştiriler yönelten Belinskiy yeni Rus edebiyatıyla eski muhafazakar edebi anlayışın arasındaki farklılıkları ortaya koymaya çalışmakta. Yazılarda genelinde yapılan eleştirel yorumlar oldukça derine inebiliyor bu da okuyucuya bir yere kadar sıkıntı verebiliyor. Öncelikle belirtmeliyiz ki yazılar da çok fazla tabir bir çok kez tekrar edilmekte.Konular üzerinde aynı tabirler üzerinden şekillenen bir derinlik mevcut. Bu da kimi zaman okuyucuya hep aynı şeyleri tekrar tekrar okuduğu izlenimi verebilir. Okur yönünden yazıların şekli ve ağırlığını bu şekilde belirtme fayda olduğunu düşündüm. Çünkü kitabı elinize aldığınızda belirli bölümler haricinde- özellikle Gogol'e Mektup bölümü canlı anlatımıyla bunun dışında- on veya yirmi sayfa sonra kitaptan soğuyabilirsiniz. Konumuza dönecek olursak o dönemde yeniliğe kapalı Rusyayı tartışma masasına yatıran Belinskiy ,editörlere amansız eleştiriler yöneltmekten geri kalmıyor. Kitabın başlığına gelecek olursak usta yazar Gogol'e karşı yine eleştirel üslupla bir yazı kaleme almış. Gogol'ün savunduğu Çarlık dönemi ve siyasi yaşantısına karşı bir görüş öne sürerek yanlış yolda olduğunu açıkça ima eder. Dönemin Rus siyasi,politik hatta bürokratik yapısına olduğu kadar rejime karşıda eleştiri oklarını çevirir. Belinskiyin mektubu o dönem Rusyasın da yasaklanır. Mektupta ki idealleri benimsediği düşünülen aralarında Dostoyevskinin de bulunduğu bir çok yazar tutuklanır ve idam cezasına çarptırılır. Sonradan affedilmelerine karşın bu mektup Çara karşı muhalefet ateşini körüklemiş ve aydınlar üzerinde etkili olmuştur.Bu bakımdan bu mektup Rus tarihinde ayrıca önemlidir. Kitapta yer alan seçme yazılardan biri de Rusya'nın iki güzide şehri olan St.Petersburg ile Moskova'nın ayrı ayrı değerlendirilmesidir. Belinskiy uzunca bu iki şehrin birbirlerine karşı üstün ve zayıf yönlerini açıklamış. Tabi üstünlük deyince kriter sanat, kültür ve edebiyat olmakta. İki şehrin tarihi ,sosyo kültürel yapısı ve sınıfsal farklılıkları detaylandırılmış. Kitabın sonunda Belinskiy üzerine de bir yazı mevcut.Eleştirinin nasıl yapılması gerektiğini anlamak için sanırım çoğumuzun ve en önemlisi de gazeteci, yazar ve eleştirmenlerin Belinskiyi okuması ve iyi etüt etmesi gerektiği kanısındayım.Yazılardan alıntılara geçecek olursak ;
                    -N. Vasiyeviç Gogol ve 1913 baskılı bir eseri-

''Yaşamı boyunca çocuk kalmak, insan huy ve davranışları içinde bana her zaman en sevimli geleni olmuştur.''

''Saygıdan daha değerli ve inançtan daha saygıdeğer bir şey daha yoktur dünyada.''

''Geçmişte pek çok şey geçmişte oldukları gibi olmasaydı, buğün de pek çok şey bugün olduğu gibi olmazdı.''

''Bugün üniversitede matematik okuyan her öğrencinin, astronomi konusunda Ptolemeus'dan daha çok şey bilmesi ,günümüz matematik öğrencilerinin Ptolemeus'dan daha büyük birer dahi oldukları anlamına mı gelir?''

''Yaşlılar geçmişle ,anılarıyla; gençlerse bugünle, çağdaş gerçeklikle yaşarlar.''

''Herşeyin fazlası zarar; gayretin bile...''

''Rus ruhuna kavga ve ayyaşlık dışında haz veren hiç mi bir şey kalmadı artık?''

''Nesneleri görmek istediğimiz gibi görmenin en kolay yolu onlara uzaktan bakmaktır.''

''Ortodoks kilisesi her zaman kırbacın destekçisi, despotizmin yaltakçısı olmuştur.''

''Rusya'da pisboğazlık, pintilik, yalaklık, yaltaklık, yüzsüzlük denilince bir tek papazlar akla gelmez mi?''

''Rus insanı, tanrının adını kıçını kaşıyarak anar.''

''Kör inançlar, uygarlık alanında kazanılan başarılarla yok olur gider.''

''Fazilet asla mükafatsız kalmaz, sefahat da cezasız!''

Yazar Hakkında ;

Vissarion Grigoryeviç Belinski (Rusça: Виссарио́н Григо́рьевич Бели́нский) (d. 11 Haziran 1811 - ö. 7 Haziran 1848), Batılılaşmaya eğilimi Rus edebiyat eleştirmenidir. Alexander Herzen, Mihail Bakunin ve diğer eleştirel entelektüellerle iştiraki olmuştur. Şair ve yayıncı Nikolay Nekrasov'un kariyerinde ve Sovremennik adlı popüler dergisinde önemli rol oynamıştır.