Geçenlerde bir ekonomi profesörü Işidin bolgede otorite sağlaması Türkiyenin cikarinadir dedi. Otoritesizlik ve basibosluktansa bolgeye hakim ,kontrolü elinde tutan bir gücün olması bizim ve globalleşen dünyanın çıkarına hizmet edeceğini söyledi.Petrol fiyatlarinin artmayacagindan cunku dalgalanmalari kuresel capli aktörlerin belirledigine degindi. Dünya piyasalarinin bundan zarar gormeyecegini yani bizdede benzin fiyatlarinin oynamayacagini söyledi. Ileri ki dönemlerde bölgedeki doldurulan güç hakimiyetinden dolayi daha canli bir pazar ve ekonomik randiman gorulecegini belirtti. Adamin agzindan neredeyse para yönünden bal damliyordu. Fakat nedense ölenlerden ve katledilen çocuk ve masumlardan kisaca insaniyetten hiç bahsetmedi.Kapitalizmin sadece parayı merkeze oturttuğu bir sistemde yaşıyoruz. Öldürülen ve insan onuruna yakışmayacak şekilde infaz edilen insanlar nedense çabuk unutuluyor.Kirli bir mezhepçilik üzerine oynanan kara paranın ekonomik değeri ne olabilir ki? Kime ne fayda sağlayabilir veya iktisatın temelinde var olan mutluluğu kime yaşatabilir? Bende bu soruları yöneltmek isterdim bu şahsiyete. Paranın yarattığı profesörler ancak bu kadar cahil olabilir..
katliam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
katliam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Soma Faciası Üzerine
Somadaki facia maden işçiliğinin ne denli pamuk ipliğine bağlı bir şekilde yapıldığını bizlere bir kez daha hatırlattı.gecmisten günümüze yaşadığımiz maden felaketlerinin ne derece acilar getirdigini hepimiz biliyoruz.sermayenin önlem almak dışında her türlü rantla sömürdugu madenler calisanlara mezar olmaya devam ediyor.yeterince is güvenligine toplumca önem vermiyoruz.tedbir almasi gereken yasal mercilerde bu konuda çok duyarsız. Isverenin ise zaten umrunda değil. Birde benim anlam veremedigim madenin icinde trafonun bulunma sebebi.Disariya daha guvenli bir yerede konumlandirilabilirdi.maalesef ki somada geçmiş yillardada bir cok sefer küçük çaplı ölümler gerçekleşmiş.buna rağmen gerekiyorsa ocak gecicide olsa kapatilmaliyken bu yola basvurulmamis. Mecliste bir cok sefer soma meselesi gündeme tasinmis fakat umursanmamis.neredeyse kaza geliyorum demiş. Yetkililer ve denetleme kurumları üzerlerine düşeni yapmamışlar.Taseron isciliginde getirdiği baştan sagmacılık,ozellestirmenin getirdigi olumsuzluklarla birlesince felaketi kacınılmaz kılmış.Maalesef ki ulkemizde madene inmek intihara teşebbüs etmekle eş anlamlı neredeyse.Ucuz işçilik meselesi çözülmesi gereken en önemli meseledir.Sendikasiz bir sekilde isverene haddinden fazla kazandirma,calisana haddinden fazla kaybettirme mantığıyla işletilen bu düzen can almaya devam ediyor.emegin sömürüsü sadece calisanin cebindekini almakla kalmiyor canınada kastediyor.bolgede ciftcilik ozendirilmiyor gerekli teşvik sağlanmıyor.çaresiz kalan bölge insanı madene inmek zorunda bırakılıyor.19 yy baslarinda Fransadaki maden iscilerinin kötu yasam koşulları ve hayatlarinin anlatıldığı emile zolanin germinal romaninda emegin sömürüsü ve emegin örgütlenmesiyle birlikte direnişi anlatiliyordu.maden herseyi yutan ve doymak bilmeyen bir canavara benzetiliyordu.anlasilan aradan gecen yüzyıllarda değişen hiçbir şey olmamış.kaderden çok ihmale inananlardanim.Unutulmamali ki yuzlerce can demek sonsuza dek kaybolacak milyonlarca umut demek.soylenecek cok fazla söz yok, tüm maden iscilerimizin ailelerine sabirlar diliyorum.
Sivas Katliamı Belgeseli
Can Dündarın "O Gün" isimli belgesel kuşağından "sivas cehennemi" belgeseli.izlemeyenler için tavsiye ederim...
Gönderen ukteci zaman: 6/02/2008 09:16:00 ÖÖ
Etiketler: cehennem, documentary film, hell, katliam, massacre, sivas
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
