rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 yorum

Bozguncu


Yayın : Can Yayınları - 290 Sayfa
Yazar : Maksim Gorki
Çeviri : Mehmet Özgül

Rus yazar Maksim Gorkinin öykülerinin yer aldığı bu kitabında Rus kültürünün kendine has özelliklerini ,betimlemelerini ve özgün üslubunu bulabiliyoruz. Yazar değişik konular üzerinden değişik kişilerle bambaşka ortamları bizlere sunuyor. Rusyanın çeşit çeşit insanlarının ve geniş coğrafyasının yoğrulduğu öyküler bazen bizi bir aşk hikayesine bazen umutsuzluğun içerisine ve bazende sisteme başkaldıran bir kişiliğe büründürebiliyor.Kitap yedi öyküden oluşmakta.Ben en çok Varenka Olesova ve Düşkünleri beğendim. Varenka Olesova, aslında yarı felsefik düşünce çatışmaları ve sevgiyle harmanlanmış bir öykü. Kültürlü ve okumuş bir bilim adamıyla güzel fakat kalıplarının dışına çıkamayan taşralı bir kızın fikir ayrılıkları ve dünya görüşleri üzerinden ilerleyen platonik bir aşk hikayesi de diyebiliriz. Düşkünler ise bir grup düşkünün sokaklarda ki kısa fakat öz hayat hikayelerinden ibaret bir yapıt. Bu iki öykü diğerlerine nispeten daha uzun ve doyurucu. Kitaba ismini veren Bozguncu hikayesi ise her şeyi kendi doğruları ölçüsünde bozmayı seven bir kişiliği anlatıyor. Şu unutulmamalı ki okuyacağınız kitaptaki öykülerin çoğu tam ne anlatılmak istendiği anlaşılamadan bitmektedir. Bu açıdan bu kitabın içeriğinden çok fazla mesaj çıkarmadan sadece zevk ve vakit geçirme amaçlı edinilerek okunabilir. Ayrıca çeviri dili oldukça akıcı.Eğer ki tipik Rus edebiyatını ve öykülerini seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.

  "İyi bir yanı olmayan insan; bazen kötü yanıyla caka satmaktan zevk alır".
-Maksim Gorki-

Yazar Hakkında :

Aleksey Maksimoviç Peşkov, (Rusça: Алексей Максимович Пешков, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (Максим Горький)), (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs marşı'nın söz yazarı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci. Ana,Foma,Halk Düşmanı gibi eserlerin yanısıra ayrıca otobiyografik üçlemesi olan Çocukluğum,Ekmeğimi kazanırken ve Benim Üniversitelerimle ile tanınır.

0 yorum

Akşam Toplantıları


Yayınevi : İş Bankası Kültür Yayınları- 267 Sayfa
Yazar : N.Vasilyeviç Gogol
Çeviri : Ergin Altay

Gogol yazmış olduğu eserleriyle bir dönemi edebi anlamda değiştiren bir yazardır. Yazdığı eserleri dünya dillerine defalarca çevrilmiştir. Eserlerinde mizaç önemli yer tutar. Daha önce incelemiş olduğumuz Ölü Canlar , Palto-Burun ve Petersburg Öyküleri de bu üsluptadır. Şimdi inceleyeceğimiz kitap Gogolun kendi tabirimle fantastik tarzda yazılmış bir eseridir. Rus tarihinde masalların önemi büyüktür. Gogolün anlattığı masallar Rus folklorüyle özdeşleşmiş fantastik hikayelerdir. Öyle ki hortlaklar, şeytanlar, cadılar , büyücüler ve perilerin yer aldığı hikayeler oldukça akıcı bir dile sahip. Kitapta ''Andersenden Masallar'' benzeri kısa öyküler bulunmakta. Tabi bir tek farkla ki o da Gogolun kendine özgü diliyle şekillenen Rus kültürünün insanı içine çeken sıcaklığıdır. Karakterlerin kendine özgü biçimde içimizde yer tutan kişilikleri bu sıcaklığı sağlamaya yetiyor. Kitabın adından da anlaşılabileceği gibi kitap köy kültürünün hüküm sürdüğü on sekizinci yüzyılının sıcak ortamındaki toplantılarda anlatılan hikayelerden oluşuyor. Dünya öyküleri üzerine meraklı okurların özellikle okumasını tavsiye ederim.

Yazar Hakkında ;

Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eseri Ölü Canlar'dır. 43 yaşında Moskova’da ölmüştür.

0 yorum

Petersburg Öyküleri- Bir Delinin Anı Defteri- Palto- Burun


Yazar: N.Vasilyeviç Gogol
Yayın : İş Bankası Kültür Yayınları - 223 Sayfa
Çeviri : Mazlum Beyhan

Ünlü hiciv ustası Rus yazar Gogol'ü sanırım bilmeyenimiz yoktur.Oldukça etkileyici tasvirlerle konular ve kişileri çok iyi harmanlayan bir dili olan yazarın öyküleri de bir o kadar okur için keyif verici. Gogol özellikle modern Rus Edebiyatını var eden tarzda bir yenilik ortaya koymuştur. Diğer önemli Rus yazarlara öncü olmuş ve onların edebi dillerinin önünü açmıştır. Eski edebi anlayışın üstünü örterek yepyeni bir edebiyat akımı var etti. Bu yönüyle Gogol'ün Rusların edebiyatla gerçek manada tanışmasında önemli bir görev üstlendiğini söyleyebiliriz. Petersburg Öyküleri adıyla anılan öyküleri aslında Bir Delinin Anı Defteri, Palto,Portre,Burun,Fayton ve Neva Bulvarı hikayelerinden oluşmakta. Oldukça kısa diyebileceğimiz bu öyküler aslında Gogolün ünlü romanlarının ilk denemeleri olarak ta kabul edilebilir. Edebiyat dergilerinde seriler halinde derlenerek yayınlanan bu öyküler daha sonradan toplanarak kitap haline getirilmiş. Gogolün üstün hicivleriyle bezenmiş ve tasvirlerle şekillendirilmiş bir tablo gibi düzgün ve akıcı hikayeler ortaya çıkmış. Konular ve kişilerle anlatım özgünlüğü sizi kısa sürede öykünün içerisine sürüklüyor. Bir Delinin Anı Defteri bu öykülerin içerisinde en çok bilinenidir. Kısa bir günlükle bir delinin yaşamında kesitler elde edecek kimi zaman da güleceksiniz. Diğer hikayelerde karakterler ,olaylar,insanlar ve doğa tasvirleriyle bezenmiş olarak akıcı ve sürükleyici öykülerden oluşuyor. Özellikle benim bütün öyküler dikkatimi çekti ve diğerini ötekisinden ayıramayacağım. Hepsinin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.

Yazar Hakkında;

Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eseri Ölü Canlar'dır. 43 yaşında Moskova’da ölmüştür.

0 yorum

Çocukluğum

Yazar : Maksim Gorki
Yayınevi : Can Yayınları - 280 Sayfa
Çeviri : Ergin Altay

Ünlü Rus yazar Maksim Gorkinin kendi otobiyografisini yazdığı bu kitapta kendi yaşamının kesitlerini bulacaksınız. Babasının ölümüyle açılış yapılan otobiyografi daha sonra annesiyle Ninji Novgorada yapılan yolculukla devam eder. Gorkinin otobiyografik üçlemesinin ilki olan Çocukluğumu, bilindiği üzere ''İnsanlar Arasında'' ve ''Benim Üniversitelerim'' takip ediyor. Sevinçler, hüzünler, eğlenceler ve aile içi kavgaların yer aldığı kitapta ayrıca dini dualar ve inanç faktörü önemli yer tutuyor. Gorkinin dedesi ve büyükannesinin kitapta baş rolde olduğunu da belirtmemiz gerekir. Rus toplumunun yaşam biçimini ve hayata bakış açısını en iyi şekilde özetleyen eser oldukça akıcı ve anlaşılır bir tarza sahip. Yazar ,olayların ve kişilerin analizlerine de yer vermiş. Gorki ayrıca duygusal yönden toplumu oluşturan bireyleri de keskin bir üslupla ele almış. Çocukluk döneminde ki çalkantılı yaşam öyküsü ilginç detaylara sahip olmakla birlikte ayrıca önemli gördüğü anılarını usta kalemiyle dile getirmiş. Kitapta kısaca umut, hüzün ,eğlence ve aile hayatının saadeti ve kavgalarıyla ,büyükannesi tarafından hoşbeş anlatılan masallara kadar dönem Rusyasın da bir çocuğun anılarını sadece okumayacak ayrıca yaşayacaksınız. Kitaptan bazı alıntılara geçecek olursak ;



''İyi yol gösteren on çalışandan iyidir''

''Kötü insanları anmaya değmez!. Tanrı görür onları ,Şeytanlar ise sever!''

''Pazardan satın alınamayacak tek şey insan sevgisidir.''

''Kendi ininde kokarca bile güzel kokar''.

''Şunu unutmayın ki Rusya da tuz ve ekmeğin olduğu yerde özgürlük olmaz''

''Önemli olan güç değil ustalık ve maharettir''

''Her ana baba günahlarını gözyaşlarıyla siler.''

''Tanrının gözü her zaman insanların üzerinde ,sopası da günahkarların tepesindedir.''

''İnsanlar yaşarlar ve bu yaşadıklarını adet edinirler ve zamanla bunları kural ve yasa olarak koyarlar''

''Asıl kuvvet hareketlerin çabukluğudur ne kadar hızlıysan o kadar kuvvetlisin''.

''Pire için yorgan yakmak akıl karı değildir!''.

''Havalar ısınınca buz bile erir, oysa ki kimi insanların kalpleri ne derece sert ve katıdır''.

''Körler kadar güzel şarkı kimse söyleyemez''

''Çinde herkes Çinlidir ... İmparatorda'' 

''Zenginin de fakirin de gideceği yer mezarıdır.''

''Boynumda madalya değilsin ki taşıyayım seni, bu evde yerin yok artık git insanların arasına karış ve ekmeğini kazan ''

Yazar hakkında;



Aleksey Maksimoviç Peşkov, (Rusça: Алексей Максимович Пешков, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (Максим Горький)), (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs marşı'nın söz yazarı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci. Ana,Foma,Halk Düşmanı gibi eserlerin yanısıra ayrıca otobiyografik üçlemesi olan Çocukluğum,Ekmeğimi kazanırken ve Benim Üniversitelerimle ile tanınır.

0 yorum

Ölü Canlar



Yazar : Nikolay Vasilyeviç Gogol
Yayın : Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri : Mazlum Beyhan

Öncelikle en başta Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının Hasan Ali Yücel serilerine bir kaç çift sözle de olsa değinmek gerekir. Maarif Vekili Hasan Ali Yücel ismiyle anılan bu serilerde yeni dil devrimiyle tanışan Cumhuriyet Türkiyesinin modern batı klasikleriyle ilk kez tanışması sağlanmış ve en güzel çevirilerle genç ve aydınlık Türk okuyucu kitlelerine ulaşılmıştır. Bu bakımdan oldukça geniş bir külliyata sahip bu seriyi okurlara özellikle tavsiye ederim.Konumuza gelecek olursak Gogol'un en ünlü edebi eseri olarak kabul edilen ve eski Çarlık dönemi Rus edebiyatına yön veren en nadide yapıtlardan birisi olarak lanse edilen ''Ölü Canlar'' esasında feodalitenin hüküm sürdüğü Rus toplumunda kendini hile ve sahtekarlık yoluyla ispatlamaya çalışan soylu Çiçikovun öyküsünden ibarettir. Dönemin Rus soyluları ve devlet erkanınca tanınan biri olan Çiçikov şan ve şöhretini artırarak bir toprak ağası sıfatıyla itibarını arttırmayı umar. Bu amaçla sıradışı bir yönteme başvurur. Toprak sahiplerinin eskiden emrinde çalıştırdıkları ve şuan ölmüş vasıfta bulunan köylü sıfatında ki kişileri yasalara aykırı şekilde kendi nüfusuna kaydettirmeye çalışır. İşe yaramamakla birlikte artık çoktan ölmüş olan bu kişilere ödedikleri gereksiz vergilerden kurtulma sözü vererek iknaya yanaşır. Bu amaçla güvenilir bir soylu olarak toprak sahiplerinin kapısını birer birer arşınlar. Hikaye bu çerçeve ekseninde olgunlaşıp gelişir. Gogol ayrıca bu eserde benzetmelerle dikkat çeken bir üslup kullanır. Oldukça akıcı ve canlı tasvirlere yer verir. Esasında Puşkinin önerisiyle yazılan eser Dantenin ilahi komedyasından esinlenmiştir. Eser Gogol'un yaşadığı psikolojik travmalar neticesinde yarım kalarak tamamlanamaz fakat daha sonra gelen editör ve yazarlarca eski nüshaları toplanan eser bütünleştirilerek okuyuculara sunulur. Rus dilini Türkçeye en iyi şekilde çeviren birkaç çevirmenden biri olduğuna inandığım Mazlum Beyhanın oldukça güzel bir anlam bütünlüğü kattığı bu kitabı edebiyat severlere tavsiye ederim.

''Eğer Ruslar bir araya gelip bir yardım derneği kuracak olurlarsa ve bir miktar yardım toplarlarsa önce paranın yarısıyla afili bir dernek binası kiralayıp döşetirler.Kalan paranın bir kısmıyla yardım yapan soylulara davet verip ziyafet çektirirler.En son kalan cüzi miktarda parayı ise kimin yakınına vereceklerine karar veremeyip sıkı bir kavgaya tutuşurlar.'' -Ölü Canlar'dan bir kesit -


-Orjinalinden bir nüsha-


Yazar Hakkında ;

Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eseri Ölü Canlar'dır. 43 yaşında Moskova’da ölmüştür.

0 yorum

Oblomov


Yazar : İvan Aleksandroviç Gonçarov
Yayın : Everest Yayınları - 598 Sayfa
Çeviri : Sabri Gürses

Eski Çarlık Rusyası insanın doğal hayatta ki yaşamının getirdiği dinginliğin var ettiği bir karakter olarak karşımıza çıkan Oblomov gerek soylu kişiliğiyle gerekse miskinlik ve tembelliğin gölgesinde kalmışlığının getirdiği ezikliğiyle var edilen bir şahsiyettir. Yazar,Oblomovu her şeye kayıtsız tembellikten yataktan kalkmayan, üşengeç ve bir o kadarda sıkılgan bir kişilik olarak karşımıza getirir. Ayrıca soylu bir aileye mensup olarak Oblomovka köyünden üzerine düşen üç yüz köylüsüyle oldukça da zengin sayılan bir toprak sahibidir. Bunlara karşın asil karakteri ve çevresi üzerinde ki kayıtsızlık ve vurdumduymazlığın önüne geçemez. Oblomov yeni bir eve taşınır ve arkadaş çevresinin etkisiyle Olga isimli bir kız arkadaş edinirek aşk yaşar. Fakat bu aşkta Oblomovun kayıtsızlığı ve aşırı utangaçlığıyla birlikte tedirginliği sebebiyle evlilikle sonuçlanmayarak son bulur.Yaşamının her anını içine kapanık ve yarı uykulu bir ruh hali şeklinde geçirir. İstek ve arzularının önünü hep bu sıkılganlık keser. Hayattan istediğini hiç bir zaman alamaz. Dost bildikleri tarafından aldatılarak dolandırılır. Çevresine baskınlık kuramaz ve kahyasıyla birlikte uşakları tarafından da itibardan düşer. Dikkat çekici bir şekilde uşağı olan Zahar karakterinde de baskın şekilde Oblomovun kişiliği görülür. Acıklı şekilde gerçekleşen ölümüne dek bu bezgin ruh hali devam eder.Gonçarov'un ''Oblomovluk'' olarak literatüre kazandırdığı bu vasıflar hemen hemen her insanda birazda olsa bulunan özelliklerdir. Hatta Lenin Bolşevik devriminden sonra ''hala içimizde yaşayan'' Oblomovlar'dan bile yakınacaktır. Bu açıdan bu eser ilk dönem Rus edebiyatının önemli bir yazınsalı olarak kabul edilir. İnsan ilişkilerinde önemli hissiyatları açıklamada da başarılı bir eserdir. Aşk üzerine insan duygularında ki kopan fırtınalarının analizine sayfalarca yer ayrılır. Konular kimi yerlerde okuyucuyu fazlaca sıkabilir fakat genel itibar ile akıcılıktan bir şey kaybetmez. Kısacası klasik tarzda Rus edebiyatı okumak isteyen okuyuculara tavsiye edebileceğim bir roman..

Yazar Hakkında;  


İvan Aleksandroviç Gonçarov (Rusça: Ива́н Алекса́ндрович Гончаро́в) (d. 18 Haziran 1812 – ö. 15 Eylül 1891) Rus yazardır. En ünlü eseri 1859 yılında basılmış Oblomov'dur. Hiç evlenmemiştir ve 1891 yılında St. Petersburg kentinde ölmüştür.

0 yorum

Yaşanmış Hikayeler

Yazar : Maksim Gorki
Yayın : Can Yayınları - 294 Sayfa
Çeviri : Ataol Behramoğlu

Rus Edebiyatının önemli yazarlarından birisi olan Gorki'nin gençliği döneminde kısa kısa yazılmış olan bu çeşit çeşit hikayeler yazarın ustalığa geçişinde önemli yer tutar. Bir çok konuda değişik karakterler altında yazılmış hikayelerin konu edildiği bu kitap Ataol Behramoğlu'nun usta işi çevirisiyle okuyucularca buluşuyor. Seçkin olarak edebiyat çevrelerince benimsenen belirli hikayelerin bulunduğu kitap esasında bize o dönemin Rusya yaşantısı hakkında bilgiler veriyor. Doğa tasvirleri ve çevre betimlemeleriyle eşsiz benzetmeler bulunan kitap özellikle Deniz yaşantısıyla birlikte fakir, sefil  fakat gururlu insanları konu ediniyor. Bu insanların hayatlarıyla yaşadıkları çalkantılı dönemlere ait yaşam tarzları dikkat çekici unsurlardan. Ayrıca Rus insanın karakterini de çözümleyen yazar insan ve aşk odaklı bu hikayelerle okuyucuları farklı bir atmosfere sokmayı beceriyor. ''Makar Çudra'' da bilge bir çingenenin anılarını ayrıca ''Çelkaş'',''Yirmi Altı Adam ve Bir Kız'',''Boles'', ''Bir Kere Sonbaharda'',''Malva'' ve ''Konovalov'' gibi diğer seçkileri zevkle okuyacaksınız...

                                        -Malva'dan bir kesit-
Yazar Hakkında ;

Aleksey Maksimoviç Peşkov, (Rusça: Алексей Максимович Пешков, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (Максим Горький)), (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs marşı'nın söz yazarı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci. Ana,Foma,Halk Düşmanı gibi eserlerin yanısıra ayrıca otobiyografik üçlemesi olan Çocukluğum,Ekmeğimi kazanırken ve Benim Üniversitelerimle ile tanınır.

0 yorum

Tamirci



1910'lu yılların Çarlık Rusyasın da geçen bu roman Avrupa da baş gösteren antisemitizmin etkilerinin ne denli korkunç olduğunun bir ispatı niteliğinde. Yahudi yazar Bernard Malamud'a Pulitzer ödülü kazandıran bu romanın ana konusu ırkçılığın masum insanlar üzerindeki yıkıcı etkilerini iyi kurgulamasıdır. 19 yy. başlarında dünyanın her yerinde olduğu gibi Rusya'dada Yahudilerin baskı ve ön yargılı bakış açılarıyla yadırganıp ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğünü, ayrıca bununla da kalmayıp her türlü zulmü ve aşağılanmaya da maruz kaldığı anlatılıyor. Ön yargılı bir bakışla insanları yargılamanın büyük bir insanlık suçu olduğu vurgusu yapılıyor.Rusya da ki Yahudi nefreti üzerine yoğunlaşan kitap sadece inanç ve milliyet üzerinden kin ve hoşgörüsüzlüğün olağan şekilde devam ettiğinin altını çiziyor.Yazarın Yahudi olması belki size biraz duygusal davrandığı yönünde şüpheler uyandırabilir fakat kitap ana hatlarıyla bilinen genel bir problemi ele aldığından bu görüşte bir nevi çürümüş oluyor.Konuların anlatımının oldukça akıcı olduğu bu kitap okuyucuyu kesinlikle gereksiz ayrıntılarla uğraştırmayıp sıkmıyor.Kitap incelemesine gelecek olursak;



Roman Rusya kırsalında işsizlik sebebiyle sefalet çeken bir Yahudi'nin iş arama sebebiyle yollara düşmesiyle başlıyor.Açlık ve fakirlikten kırılan insanlar Batı Rusya ya iş bulma ümidiyle uzun yolculuklar yaparlar.Bu yolculuklar o senelerde sadece at sırtında geçirilen uzun ve meşakkatli bir uğraştır.Kahramanımızda haliyle atını alıp yollara düşer.Fakat hiç ummadığı bir şekilde yolda karşılaştığı her bireyden Yahudi karşıtı çok kötü ifadeler işitir.Çoğunun tefecilik yapıp halkı soyduğunu geri kalanında sadece kendini düşünüp hayatlarını düzenbazlık yaparak kazandığı gibi anlatımlara maruz kalır.Kimliği saklar bir vaziyette ve anlatılanlara kulak kapayarak St.Petersburg'a ulaşır.Romanda antisemitik unsurlar en üst düzeyde okuyucuya hissettiriliyor.Hakaretten aşağılamaya kadar her türlü ifadeyi ağzına alan karakterleri sıkça görmek mümkün bu kitapta.Dini ve kültürel açıdan küçümsenen Yahudiler; katil (İsanın katilleri) ve büyücü gibi ifadelerle hafife alınıyor.O dönem Rusyası Yahudilerinin, ikinci dünya savaşı Almanyasın da ki Yahudilerden zulüm görme yönünden çok da bir farkı olmadığı anlaşılıyor.Demek ki tarihin her döneminde bu alaycı ve kindar bakış açısı hiç değişmemiş.Kahramanımız St.Petersburg'da kimliğini saklayarak bir fabrikada iş başı yapar.Fakat işler umduğu gibi gitmez.Çok geçmeden fabrika yakınlarında bir çocuk katledilir.Hemen çevrede katledenlerin kan içme ayini yapan Yahudiler olduğu söylentisi yayılmaya başlamıştır bile.Yapılan soruşturmada Yahudi kimliği açığa çıkan kahramanımıza hemen suç yükleniverilir. Artık işlemediği bir suçtan sanık sandalyesinde oturacak ve suçlamaların muhatabı haline gelecektir.Yargısız infaza tabi tutulur ve çok geçmeden de hapishanenin yolunu tutar.Orada soğuk duvarlar arasında seneler geçirir, fakat bir türlü mahkemeye çıkarılmaz.Sanki birileri sırf Yahudi olduğu için onu cezalandırma yarışına girmiştir.Savcılar haksızlığı ortaya çıkaracak delilleri görmezden gelip çifte standardın en katısını uygularlar.Sanki toplum vicdanın rahatlatmak için bir Yahudinin ceza çekip her türlü eziyete maruz bırakılması gerekiyormuş gibi bir tutum takınırlar.Kitap finaline gelecek olursak kahramanımız en sonunda o kadar olup biten şeyden sonra neyse ki mahkemeye çıkarılır.Mahkemenin ne şekilde karar verdiği yazar tarafından belirtilmeden kitap bitirilmiş.Kitap finalini kanımca yazar saklı tutarak okuyucuların bütün hikayeyi okuduktan sonra kendi vicdanlarının sesini dinleyip uygun bir karar vermelerini istemiş olabilir.Ben açıkcası vicdanen kahramanımızı ilk celsede düşünce gücümle serbest bıraktım.Her birey kendi konumuna göre bir son yazabilir.Tabi çok aşırı bir Yahudi düşmanı değilseniz benim gibi düşüneceğinize inanıyorum. Pulitzer ödüllü bu eser antisemitizmin etkilerini gözler önüne sermekle birlikte daha önce incelediğimiz ''Bunlar da mı İnsan''(bkz) kitabı ile paralel yönde çıkarımlar yaparak Yahudi karşıtlığını şiddetle lanetliyor.


Yazar Hakkında;
Bernard Malamud (26 Nisan 1914-18 Mart 1986) Amerikalı roman ve kısa öykü yazarı.20 .yüzyılın bilinen Amerikalı Yahudi yazarlarının en başlarında gelmektedir.1966 yılında Çarlık Rusyası döneminde ki antisemitizm konulu Tamirci isimli romanıyla Ulusal Kitap Ödülü ve Pulitzer ödülüne layık görülmüştür.