0 yorum

Ölü Canlar



Yazar : Nikolay Vasilyeviç Gogol
Yayın : Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Çeviri : Mazlum Beyhan

Öncelikle en başta Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının Hasan Ali Yücel serilerine bir kaç çift sözle de olsa değinmek gerekir. Maarif Vekili Hasan Ali Yücel ismiyle anılan bu serilerde yeni dil devrimiyle tanışan Cumhuriyet Türkiyesinin modern batı klasikleriyle ilk kez tanışması sağlanmış ve en güzel çevirilerle genç ve aydınlık Türk okuyucu kitlelerine ulaşılmıştır. Bu bakımdan oldukça geniş bir külliyata sahip bu seriyi okurlara özellikle tavsiye ederim.Konumuza gelecek olursak Gogol'un en ünlü edebi eseri olarak kabul edilen ve eski Çarlık dönemi Rus edebiyatına yön veren en nadide yapıtlardan birisi olarak lanse edilen ''Ölü Canlar'' esasında feodalitenin hüküm sürdüğü Rus toplumunda kendini hile ve sahtekarlık yoluyla ispatlamaya çalışan soylu Çiçikovun öyküsünden ibarettir. Dönemin Rus soyluları ve devlet erkanınca tanınan biri olan Çiçikov şan ve şöhretini artırarak bir toprak ağası sıfatıyla itibarını arttırmayı umar. Bu amaçla sıradışı bir yönteme başvurur. Toprak sahiplerinin eskiden emrinde çalıştırdıkları ve şuan ölmüş vasıfta bulunan köylü sıfatında ki kişileri yasalara aykırı şekilde kendi nüfusuna kaydettirmeye çalışır. İşe yaramamakla birlikte artık çoktan ölmüş olan bu kişilere ödedikleri gereksiz vergilerden kurtulma sözü vererek iknaya yanaşır. Bu amaçla güvenilir bir soylu olarak toprak sahiplerinin kapısını birer birer arşınlar. Hikaye bu çerçeve ekseninde olgunlaşıp gelişir. Gogol ayrıca bu eserde benzetmelerle dikkat çeken bir üslup kullanır. Oldukça akıcı ve canlı tasvirlere yer verir. Esasında Puşkinin önerisiyle yazılan eser Dantenin ilahi komedyasından esinlenmiştir. Eser Gogol'un yaşadığı psikolojik travmalar neticesinde yarım kalarak tamamlanamaz fakat daha sonra gelen editör ve yazarlarca eski nüshaları toplanan eser bütünleştirilerek okuyuculara sunulur. Rus dilini Türkçeye en iyi şekilde çeviren birkaç çevirmenden biri olduğuna inandığım Mazlum Beyhanın oldukça güzel bir anlam bütünlüğü kattığı bu kitabı edebiyat severlere tavsiye ederim.

''Eğer Ruslar bir araya gelip bir yardım derneği kuracak olurlarsa ve bir miktar yardım toplarlarsa önce paranın yarısıyla afili bir dernek binası kiralayıp döşetirler.Kalan paranın bir kısmıyla yardım yapan soylulara davet verip ziyafet çektirirler.En son kalan cüzi miktarda parayı ise kimin yakınına vereceklerine karar veremeyip sıkı bir kavgaya tutuşurlar.'' -Ölü Canlar'dan bir kesit -


-Orjinalinden bir nüsha-


Yazar Hakkında ;

Nikolay Vasilyeviç Gogol (Rusça: Николай Васильевич Гоголь) (31 Mart 1809 - 4 Mart 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. En çok tanınan eseri Ölü Canlar'dır. 43 yaşında Moskova’da ölmüştür.

0 yorum

Oblomov


Yazar : İvan Aleksandroviç Gonçarov
Yayın : Everest Yayınları - 598 Sayfa
Çeviri : Sabri Gürses

Eski Çarlık Rusyası insanın doğal hayatta ki yaşamının getirdiği dinginliğin var ettiği bir karakter olarak karşımıza çıkan Oblomov gerek soylu kişiliğiyle gerekse miskinlik ve tembelliğin gölgesinde kalmışlığının getirdiği ezikliğiyle var edilen bir şahsiyettir. Yazar,Oblomovu her şeye kayıtsız tembellikten yataktan kalkmayan, üşengeç ve bir o kadarda sıkılgan bir kişilik olarak karşımıza getirir. Ayrıca soylu bir aileye mensup olarak Oblomovka köyünden üzerine düşen üç yüz köylüsüyle oldukça da zengin sayılan bir toprak sahibidir. Bunlara karşın asil karakteri ve çevresi üzerinde ki kayıtsızlık ve vurdumduymazlığın önüne geçemez. Oblomov yeni bir eve taşınır ve arkadaş çevresinin etkisiyle Olga isimli bir kız arkadaş edinirek aşk yaşar. Fakat bu aşkta Oblomovun kayıtsızlığı ve aşırı utangaçlığıyla birlikte tedirginliği sebebiyle evlilikle sonuçlanmayarak son bulur.Yaşamının her anını içine kapanık ve yarı uykulu bir ruh hali şeklinde geçirir. İstek ve arzularının önünü hep bu sıkılganlık keser. Hayattan istediğini hiç bir zaman alamaz. Dost bildikleri tarafından aldatılarak dolandırılır. Çevresine baskınlık kuramaz ve kahyasıyla birlikte uşakları tarafından da itibardan düşer. Dikkat çekici bir şekilde uşağı olan Zahar karakterinde de baskın şekilde Oblomovun kişiliği görülür. Acıklı şekilde gerçekleşen ölümüne dek bu bezgin ruh hali devam eder.Gonçarov'un ''Oblomovluk'' olarak literatüre kazandırdığı bu vasıflar hemen hemen her insanda birazda olsa bulunan özelliklerdir. Hatta Lenin Bolşevik devriminden sonra ''hala içimizde yaşayan'' Oblomovlar'dan bile yakınacaktır. Bu açıdan bu eser ilk dönem Rus edebiyatının önemli bir yazınsalı olarak kabul edilir. İnsan ilişkilerinde önemli hissiyatları açıklamada da başarılı bir eserdir. Aşk üzerine insan duygularında ki kopan fırtınalarının analizine sayfalarca yer ayrılır. Konular kimi yerlerde okuyucuyu fazlaca sıkabilir fakat genel itibar ile akıcılıktan bir şey kaybetmez. Kısacası klasik tarzda Rus edebiyatı okumak isteyen okuyuculara tavsiye edebileceğim bir roman..

Yazar Hakkında;  


İvan Aleksandroviç Gonçarov (Rusça: Ива́н Алекса́ндрович Гончаро́в) (d. 18 Haziran 1812 – ö. 15 Eylül 1891) Rus yazardır. En ünlü eseri 1859 yılında basılmış Oblomov'dur. Hiç evlenmemiştir ve 1891 yılında St. Petersburg kentinde ölmüştür.

0 yorum

Yaşanmış Hikayeler

Yazar : Maksim Gorki
Yayın : Can Yayınları - 294 Sayfa
Çeviri : Ataol Behramoğlu

Rus Edebiyatının önemli yazarlarından birisi olan Gorki'nin gençliği döneminde kısa kısa yazılmış olan bu çeşit çeşit hikayeler yazarın ustalığa geçişinde önemli yer tutar. Bir çok konuda değişik karakterler altında yazılmış hikayelerin konu edildiği bu kitap Ataol Behramoğlu'nun usta işi çevirisiyle okuyucularca buluşuyor. Seçkin olarak edebiyat çevrelerince benimsenen belirli hikayelerin bulunduğu kitap esasında bize o dönemin Rusya yaşantısı hakkında bilgiler veriyor. Doğa tasvirleri ve çevre betimlemeleriyle eşsiz benzetmeler bulunan kitap özellikle Deniz yaşantısıyla birlikte fakir, sefil  fakat gururlu insanları konu ediniyor. Bu insanların hayatlarıyla yaşadıkları çalkantılı dönemlere ait yaşam tarzları dikkat çekici unsurlardan. Ayrıca Rus insanın karakterini de çözümleyen yazar insan ve aşk odaklı bu hikayelerle okuyucuları farklı bir atmosfere sokmayı beceriyor. ''Makar Çudra'' da bilge bir çingenenin anılarını ayrıca ''Çelkaş'',''Yirmi Altı Adam ve Bir Kız'',''Boles'', ''Bir Kere Sonbaharda'',''Malva'' ve ''Konovalov'' gibi diğer seçkileri zevkle okuyacaksınız...

                                        -Malva'dan bir kesit-
Yazar Hakkında ;

Aleksey Maksimoviç Peşkov, (Rusça: Алексей Максимович Пешков, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (Максим Горький)), (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, 1 Mayıs marşı'nın söz yazarı, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci. Ana,Foma,Halk Düşmanı gibi eserlerin yanısıra ayrıca otobiyografik üçlemesi olan Çocukluğum,Ekmeğimi kazanırken ve Benim Üniversitelerimle ile tanınır.

0 yorum

Uçurum İnsanları


Yazar : Jack London
Yayın : İletişim Yayınları - 198 sayfa
Çeviri : Yiğit Yavuz

Sosyalist kişiliğiyle bilinen Jack London bu eserinde emek kavramı üzerinden toplumsal yapı üzerinde durarak müşkül durumdaki insanları anlatıyor. Londra'nın doğu yakasında ki açlık sefalet ile ezilmişliğin yol açtığı düşkünlük üzerinde duran yazar bölgede bir araştırma ve gözlem yapmaya karar verir. Tepeden tırnağa her şeyini değiştirerek evsiz kılığında aralarına karışır.Kendi gerçek gözlemlerinin aktarıldığı kitapta ayrıca meselenin sosyolojik ve politik meseleleri üzerinde de duruluyor. İşçi ölümleri ve sefaletin pençesindeki insanların acıklı hikayeleri de ayrıca anlatılan konular arasında yer alır.  Esasında London'un meselenin özüne indiğini görebiliyoruz. Sistemin köleleştirip dev bir uçurum oluşturduğu bu mahalleler aslında insanlarla beslenen bir canavara benzetilmiş. Fakirlikle birlikte kaybedilen ahlaki değerler ve kokuşmuşluk üzerine bizzat gerçek kişisel deneyimlere istinaden yazılan eser o günün şartlarında ki İngiltereyi iyi özetlemiş. Ayrıca işçi ölümleri ,işsizlik,alkolizm sorunu ve yetersiz beslenmede kamu kurumları ile sendikaların istatistikleri ile zenginleştirilmiş.Kısaca bu kitap insanlık vasıflarını kaybedip uçuruma yuvarlanan gariban,zavallı ve düşkün hayatların hikayesidir. Kitapta altını çizdiğim kısımlara gelecek olursak;


''Asker dediğin Bernard Shaw'un tabirine göre ;görünüşte ülkenin kahramanı ve vatanperver savunucusudur, fakat aslında 3 ögün yemek,barınak ve giyecek için kendini ateşe atmayı kabul eden talihsiz bir adamdır''

''İktisadi bakımdan erkekler efendilerine,kadınlarsa erkeklere bağımlıdır.Sonuç olarak koca asıl efendisine atması gereken dayağı karısına atar''

''Bir Çin atasözü der ki; Bir adam tembelce yaşarsa bir diğeri açlıktan ölürmüş. Montesquieu de şöyle demiş; Çok sayıda insanın tek bir kişiye elbise dikmek için çalışması yüzünden,bunca insan elbisesiz kalıyor''

''Alkolizmi ortaya çıkaran sosyal sebepler çözülmedikçe, alkolizm her çağ insanlığın başına bela olmaya devam edecektir''

Yazar Hakkında;

Jack London (12 Ocak 1876, San Francisco - 22Kasım 1916, Kaliforniya), ABD'li gazeteci ve roman yazarı. Vahşetin Çağrısı, Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş ve Deniz Kurdu başta olmak üzere elliden fazla kitabın yazarı olan Jack London, Dünya ticari dergi romanının öncüsü ve yazarlıktan yüksek gelir elde edebilen Amerikalıların ilklerindendir.
(Alıntı;Wikipedia)

0 yorum

Vahşetin Çağrısı

Yazar: Jack London
Yayın: İş Bankası Kültür Yayınları - 107 sayfa
Çeviri: Levent Cinemre

Jack London'un oldukça kısa sayılabilecek klasiklerinden birisi olan bu roman Buck isimli köpeğin evcil dünyadan vahşi yaşam koşullarına geçiş serüvenini heyecanlı ve akıcı bir dille anlatıyor. Buck'un hikayesi aslında varoluş ,azim ve kararlılıkla birlikte gücünde doğa koşullarına uyuma ne derece etki ettiğini ispatlar nitelikte. Eski ataları olan kurt kökenlerine kadar geçmişe, hatta mağara adamları dönemine inen bir yeniden varoluşun hikayeside diyebiliriz. Buck'un ılıman iklimlerde evcil bir köpek iken kaçırılarak Alaskanın karlı steplerinde kızak köpeği haline getirilmesiyle zorlu süreç başlar. Doğanın acımasız yasalarıyla ilk kez o zaman karşılaşır. Altın madeni arama amaçlı Klondike bölgesine doğru zorlu doğa koşulları altında yol almaktadır.Vahşilik ve acımasızlığın her halini insanlar ve hemcinslerinden görür. Sopanın ve dişin yasalarının hüküm sürdüğü bu dünyada hayatta kalma mücadelesi verecektir. Bir çok aksiyon ve olayların birbirini izlediği hikaye Jack Londonun eşsiz doğa tasvirleriyle devam eder. London'un bir köpeğin gözünden aktardığı olaylar oldukça akıcı ve yalındır. Sonuçta Buck vahşilikte kurt atalarının seviyesine evrilecek ve tek başına efsaneleşerek asırlardır anlatılan bir fenomene dönüşecektir...

Yazar Hakkında;

Jack London (12 Ocak 1876, San Francisco - 22 Kasım 1916, Kaliforniya), ABD'li gazeteci ve roman yazarı. Vahşetin Çağrısı, Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş ve Deniz Kurdu başta olmak üzere elliden fazla kitabın yazarı olan Jack London, Dünya ticari dergi romanının öncüsü ve yazarlıktan yüksek gelir elde edebilen Amerikalıların ilklerindendir.
(Alıntı;Wikipedia)